Filmanalizcileri filmlerin çözümlemeri yapan kişisel blog sitesidir.Filmlerin detaylı ve derinden anlamlarını merak ediyorsanız bloğumuzu ziyaret ediniz.

MEEK'S CUTOFF FİLMİNİN ÇÖZÜMLEMESİ








Gösterim tarihi: 15 Temmuz 2011
Yapım: 2011
Oyuncular: Bruce Greenwood, Michelle Williams, Neal Huff, Paul Dano, Rod Rondeaux, Shirley Henderson, Tommy Nelson, Will Patton, Zoe Kazan
Tür: Western
Senaryo: Jonathan Raymond
Yönetmen: Kelly Reichardt




A) MEEK'S CUTOFF FİLMİNİN GÖRÜNTÜSEL ANLATIMI
Todd Haynes'in yapımcılığını üstlendiği Meek's Cutoff(Kestirme Yol) 19. yüzyılda yaşamış deneyimli dağcı Stephen Meek'in yaşadıklarından uyarlanan bir western. Hiçbir şey bilmemesine rağmen bir kestirme yol bildiğini iddia eden Meek onları çölün orta yerine sürükler. Film öncelikle grubun bir nehirden hayvanlarla yük arabasının geçirilmesini gösterir. Film Cascade Dağlarını aşmak üzere Meek'i rehber olarak tutup batıya doğru göç eden bir grubu takip ediyor. Grup birkaç günlük yolda içmek için nehirden fıçılara su doldururlar. Toparlanıp yola koyulurlar. Önde atının üzerinde Week, arkada yük arabaları ve hayvanlarla grup ilerler. Gece uyumak için bir yerde mola verirler.
"Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin. Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların anasıydı. Rab Tanrı Adem'le karısı için deriden giysiler yaptı, onları giydirdi. Sonra şöyle dedi: 'Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu. Şimdi yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli.' Böylece Rab Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu; yaşam ağacını denetlemek için Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen Alevli  bir kılıç yerleştirdi." Jimmy(çocuk) İncil'den bu dizeleri okurken anne ve babası masada onu dinlemekte gruptakilerde gündelik işlerini yapmaktadırlar. Tekrar yola koyulurlar. Meek Jimmy'e yol boyunca uydurduğu hikayeleri anlatır.Grup mola için bir arazide durduğunda bayanlar çalı çırpı toplamak için işe koyulurlar. O sıra da eşlerinin kendilere söylemeye tenezzül etmediği aralarında konuştukları bir olayı konuşurlar. Gately'in Stephen Meek'i asmayı istediğinden bahsettiklerini söyler Glory, Emily'ye.
Emily gece yürüyüşe çıktığında eşine bu durumdan bahseder. Solomon Meek'in kendilerine bilerek yanlış yolu tarif ettiğini söylentilere göre Amerikalı göçmenlerin sırtından para kazanmak için tutulmuş olduğunu anlattı. Bu söylentiyi mantıklı buldular. Meek'in şuan Poiute kırsalında olduklarını söylediğinden bahsetti. Aynı zamanda burada yaşayan kabilelerin korkunçluğunu da Meek'in anlattığı kadarıyla anlattı eşine.Meek 2 hafta sonra dağları aşacaklarını söylemesine rağmen 5 hafta geçmiş ve ortada dağ bile yoktur. Grup artık bitkin, yorgun, aç ve susuzdur. İsyan etmenin eşiğine gelmişlerdir.Fakat umutları devam ettiği için birkaç gün daha zaman verirler Meek'e. Grup gündüzleri yollarda geceleri uygun buldukları yerde uyumak için mola vererek ilerler.Grup Meek'e sürekli sorular sorar artık haftalardır yollarda olmaktan bıkmışlardır. Ne suları ne de yiyecekleri pek bir erzakları kalmamıştır.
Emily Bay White ve hamile eşi Glory'ye yahniyle ekmek yapmak için yoğurduğu hamurdan getirir.Gece ateşin başında konuşurlar. Bu toprakların Amerikalılara mı İngilizlere mi yoksa Kızılderililere mi ait olacağını konuşurlar. Meek Amerikalılara ait olacağını düşünür. Kızılderililerin tehlikeli yabani ve insan yerine konulmayacak bir ırk olduğunu düşünen biridir Meek. Sabah yola koyulduklarında Emily bir tepelikte atıyla onları seyreden bir kızılderili görür ve çok korkar.
Grup susuz kalmıştır. Bir akarsu görürler fakat su alkaliktir. Yani sudan hayvanlar bile içemez. Erkekler aralarında hangi yönden gideceğine dair görüş birliğine varmaya çalışır. Artık Meek'i dinlemiyorlardır. Onun aslında yolculukla ilgili bir şey bilmediğini yolu bulmaya çalıştığını anlarlar kendi istedikleri yönden kuzeyden gitmek isterler.
Emily çalı toplamak için çıktığında kızılderili ile yüz yüze  gelir ve çok korkar adam hemen uzaklaşır oradan. Emily koşup tüfeğini alır ve havaya iki el ateş eder.Meek,  Emily'ye kızılderilinin görünüşünü , yüzünde boya olup olmadığını, vb. sorular sorarak angi kabileden olduğunu anlamaya çalışır. Cayuseler diye bir kabileye ait olabileceğini ve kadınlara karşı oldukça merhametsiz olduklarını Emily'yi öldürmediği için şanslı olduğunu anlatır. Kızılderililerin vahşi ve insan tüccarlığı yaptıklarını anlatır. Bu gece grup daha tedbirli davranır. Sabah su bulmak için yola koyulurlar. Emily Meek'e ufak yollu bir tartışma açar kaybolduklarını ima eder Meek ikna edici sözler söylemeye çalışır. Emily'den etkileniyordur fakat kadın evli olduğu için bunu belli etmez. Emily ise Meek'ten ilk günden beri hiç hoşlanmamıştır. Yolda bu kez Jimmy kızılderiliyi görür ve gruba söyler. Emily'nin eşi Solomon ve Meek yakalamak için yola çıkarlar. Bir süre sonra kızılderili ile gelirler. Emily ve adam arasında sert bir bakış geçer.Güneş batana kadar onu öldürmeleri gerektiğinden bahsederler. Solomon'a fikri sorulduğunda yerli olduğu için suyun yerini de bileceğini ve öldürmemeleri gerektiğini söyler ve buna karar verirler.Grup sürekli suyun yerini sorarak Kızılderiliyle anlaşmaya çalışırlar.Bir türlü iletişim kuramazlar. Grup artık yorgun bitkin düşmüştür. Emily kızılderiliye ufak yardımlarda bulunur(su, yemek vs.). Günler böyle geçer grup yollardadır rehin aldıkları kızılderili ile.
Zor şartlarda yola devam ederler artık Meek'i dinlememekte kararlıdırlar. Kızılderilinin de yardımıyla ilerlerler. Meek tuzak olduğunu ve Kızılderinin bunu planladığını söylesede grup dinlemez. Yol boyunca başlarına gelmeyen kalmaz ve artık bıkmışlardır. Dağları aşınca yeşil büyük bir ağaç görürler ve artık suya ulaştıklarını anlarlar. Kızılderili onları suya ulaştırmış, kendilere yapılanlara rağmen bu iyiliği yapmıştır. Emily bunu farkındadır ve ona minnettar kalır aynı zamanda yol boyunca kızılderiliyi Meek'ten korumuştur. Meek her defasında kızılderiliyi öldürmek istemiştir. Grup sevinç içerisinde ağacın etrafında dolanır ve  suyu buldukları için rahatlamışlardır artık susuzluktan ölecekleri için endişelenmeyeceklerdir. Film de toplumsal cinsiyet medeniyet , ırk , erkeklik gibi kavramları ve western türünün kendisini ustalıkla ele alıyor.
B) GÖSTERGE ÇÖZÜMLEMESİ
Gösterge: İnsan, zaman, hayvanlar,mekan,doğa,nesne,zemin
Gösteren:Cascade dağları,kızılderili,doğal mekanlar, ağaç su, akarsular, kutsal kitap(inicil)
 Gösterilen:Uzaklık,bilinmeyen yerler, ırkçılık, toplumsal cinsiyet, erkeklik, medeniyet, western tür, merhamet, yardımlaşma, açlık-susuzluk,göç
Filmde western türünü ustalıkla izleyiciye anlatıyor. Yol boyunca yaşanan tükenmişlik, açlık, susuzluk, gerginlik, ırkçılık,medeniyetler gibi konuları izleyiciye sunuyor.
C) DİZİSEL VE DİZİMSEL GÖSTERGE
 Bu başlık altında, filmdeki ikili zıtlıklar belirtilmektedir. Bunlar;
Kadın-erkek             yerli halk-medeniyetlik
Yalan-doğru              Güven – Güvensizlik
D)KODLAR
Filmde kullanılan başlıca kodlar,dizisel çözümlemede belirttiğimiz göstergelerdir.Film western türünün iyi bir örneğidir. Irk ayrımcılığı, kadın-erkek ilişkileri, medeniyet sadece yollarda geçen bu film de yol boyunca bütün bunları anlatmıştır.
E) METAFOR VE METONOMİ
Metafor olarak filmin başında akarsuyu görüyoruz. Daha sonra Jimmy'nin İncil'den bir alıntı okumasıyla devam ediyor. Alıntıda Adem ile Havva'dan bahsediyor aynı zamanda Aden bahçesinden ve topraktan geldiğimiz toprağa gideceğimizden bahsediyor. Bütün bunlar filmin ana temaları olan toplumsal cinsiyet, ırk ayrımcılığı, kayboluş temalarını da yansıtıyor.Film'in başlarında gruptan birinin ağaca LOST sözcüğünü kazıması da ayrı bir metafordur. İzleyiciye yolunu bilmeyen ışığı olmadan gittikleri yönü nasıl bir süreçte yaşayacaklarını anlatır.
F) SONUÇ

Meek's Cutoff(Kestirme Yol) filmi, bütün bu kurgu ve olay örgüsünün sonunda ismiyle de bütünleşik biçimde bize western filmin iyi bir kurgusunu bize sunar ve insanlar arasında çıkan ırkçılığa medeniyet savaşına dikkat çekerek bunu Kızılderili-Amerikalı ikilisi arasında anlatır.Yolunu kaybetmiş ama farkına sonra varan bir grubun kir pas içinde, aç, yorgun, susuz ve sabırsız durumunu bize anlatır. Film toplumsal cinsiyet, medeniyet, ırk, erkeklik gibi kavramları ve western türünün kendisini ustalıkla ele alıyor.

Üç Maymun Baba Filminin Göztergebilimsel Çözümlenmesi Ve Karşılaştırılması


Üç Maymun
Film cırcır böcekleri sesi ve araba sesiyle başlar. Karanlıktır ve yağmur yağıyordur. Servet(zengin) arabayı sürmektedir. Uykuludur ve kaza yapar. Kazadan hemen sonra şoförü Eyüp’ü arar ve bu kazayı üstlenmesini ister .Ona para vereceğini söyler. Kendisi bir partide seçim için uğraşmaktadır. Tam bunun arifesinde hapse girmesi hayatını da kariyerine de mahveder. İste bu yüzden şoförü Eyüp ile konuşur ve suçu üzerine almasını alırsa da çok para vereceğini söyler.
Eyüp evine gelir yatağına oturur, düşünür. Gelen teklife ‘’Tamam.’’  dediği bu sahnede izleyiciye hissettirilir. Eyüp ailesi yoksuldur paraya ihtiyaçları vardır. Filmi tren sesi takip eder. Çoğu sahnede tren sesi eşlik eder. Eyüp artık hapishanededir.
Oğlu İsmail filmin devamında okumak yerine çalışmak ister. Yuvadaki çocukları alabilmek için servis şoförlüğü yapmak ister. Annesine bir öneride bulunur: ’’Servet’ten borç para alalım.’ Der annesine. Anne: ‘’Babandan gizli iş yapamam.’’ der . Filmin Durağan ve sessiz gidişatı seyirciyi zaman zaman sıksa da aslında dikkat edildiğinde filmde, kuş sesleri makine sesleri, makine, tren, su, rüzgar sesleri vardır ve filmin adeta ana müziğidir. Hayatın kendi sesidir. İşlenilmemiş bir doğaya ait mekan tasviri edilmiş gibidir. Anne oğluna iş arar ve bir süre boyunca bulamaz. İsmail biraz sıkıntılı ve serseri yapıdadır aynı zamanda sessiz ve içine kapanıklığıyla da dikkat çeker. Annesi artık son çare olarak Servet’in yanına gider. Servet pek yanıt vermez sessiz kalır fakat otoritesi hissedilir. Morali bozuktur. Seçimi kaybetmiştir. Kadın çalan telefonuyla sahneden ayrılır. Kalkar gider. Çalan şarkı aşk şarkısıdır film boyunca tekrar tekrar dinleriz. Ve etkili noktalarda seyirciyi karşılar.
Odadan çıkan Hacer durakta beklerken Servet onu araba ile eve bırakmayı teklif eder kadın olumsuz karşılasa da direttikten sonra kabul eder ve Servet Hacer’i eve bırakır. Servet; güçlü sert yapılı bir adamdır. Arabada yaptıkları sohbet sırasında Hacer Servet’ten hoşlanmaya başlar. Servet’in Eyüp’e yaptığı teklif sonrasında duyulan deniz fenerinin siren sesi bu sahnede tekrar eder. Siren sesinin Bir zaman kavramına karşılık geldiğini sereriz. Bu bir zaman aralığını temsil eder sanki. Bir şeyin başlangıcı veya bitişi gibidir. Bir şeylerin değişim noktasıdır. Bu sesle gidişatın değişeceği hissedilir. Genel olarak eve giderken bile tren raylarının altından giden ailenin sosyal statünün altında olduğunu zaten sezdirir bize. Eve gelen Hacer oğluna mutlu haberi verir: ‘’Tamam, bu iş oldu.’’  der. İsmail haberi aldığında tepkisi donuktur geri dönüt kısadır. Sadece ‘’İyi.’’ Der. Hacer Servet’le yaptığı konuşmadan çok etkilenmiştir ve artık değişmeye başlar.
Anne (Hacer) artık Servetle gizli gizli konuşur, buluşur. İsmail babasını ziyarete giderken yolda rahatsızlanır ve eve döner. Kıyafetlerini değiştirir. Öksürük sesi gelince annesinin odasına bakar. Daha sonra gözüne masadaki bıçak ilişir. Ama gelen kuş sesiyle kendine gelir. Sessizce evden uzaklaşır. Dışarda arabada oturur. Evden Servet çıkar ve İsmail görür. Servet uzaklaşınca İsmail eve gider. Masanın üzerindeki bardakları görünce evde kim vardı diye sorunca annesi arkadaşım Melda buradaydı der. Ama İsmail elbette inanmaz.’’ Servet ibnesini evden çıkarken gördüm.’’ der. Annesine tokat atar ve evden çıkar uzaklaşır. İsmail babasını tekrar ziyaret ettiğinde annesinin onu aldattığını söylemek iste de yapamaz. Eve geldiğinde annesi ona araba alacağı parayı bırakmış ve çıkmıştır.
İsmail eve gelir, yatağına uzanır ve o ana filmin gidişatından tamamen farklı bir an yaşanır. Kapı (salon) aralanır, su sesi eşliğinde ayak sesi hissedilir. İsmail yatakta yarı uyanık ona doğru gelmekte olan bir çocuk hisseder ve çocuk çırılçıplaktır. Çocuğun gözleri ve dudakları mordur, kendisine bakar. Bakarken de çocuğun kafasından aşağıya sular dökülür ve çocuk İsmail’e fısıldar gibi abi der.
Eyüp hapisten çıkar. Kendisinden gizli araba alındığı için çok kızar. Baba ile oğul yol üzerinde vefat etmiş kardeşleri ziyarete giderle. Hacer ise artık çok değişmiştir. Kocasını karşılamaz zaten kocasını ziyarete de gitmemiştir. Servete bağlıdır ve kocasının hapisten çıkışı umurunda değil gibidir. Filmin hemen her sahnesinde olmazsa olmazdır su ve kuş sesi. Hacer Servet’in sesini bırakmaz evine kadar gider onu hep arar ama hiç ulaşamaz ve konuşamaz. Adam eve girince Hacer banyodadır ve Hacer’in telefonu iki defa çalınca Eyüp telefonu açar. Arayan(özel numara) Servet’tir. ’’Sen ne yaptığını zannediyorsun?’’ şeklinde başlayan konuşmaya Eyüp şaşırır. Kim olduğunu anlayamaz çıkaramaz fakat içine kurt düşer. Hacer banyodan çıkar yatak odasına geçer Eyüp odaya girer. Hacer kırmızı geceliğiyle yatakta Eyüp’ü bekler ve hiç istekli arzulu değildir. Eyüp Hacer’i sorgular ve araba için aldıkları paranın hesabını sorgular. Hacer’in yanıtı onu tatmin etmez. Cinsel hayatları da hemen hemen bu sahnelerde bozulur. Tekrar telefon çalar. Çalan telefon Eyüp’ün canını sıksa da Eyüp telefona yanıt vermez. Telefonu açmak yerine yatak odasına girer Hacer’in geceliğini üzerinden sıyırır ve Hacer’e sert bir şekilde dokunur Hacer’i boğacak gibi boğazına doğru ellerini sarar. Hacer hiçbir şekilde Eyüp’ten etkilenmez. Birbirlerine defalarca ‘’Ne oluyor lan sana?’’ şeklinde öfkelerini belirtirler. Hacer bir hayat kadını gibi kahkaha atar. Eyüp kırmızı geceliği yırtar odadan çıkarken Hacer’e terlik atar.
Adam çıkınca Hacer ağlar. O esnada pencereden odaya rüzgar sızar. Rüzgar sanki Hacer’in destekçisidir. Olaylar Hacer’in umurunda değildir.
Eyüp kahvehaneye gelir. Bayramla sohbet eder. Bayram;  sefil, yoksul, yetimdir. Aynı zamanda saftır. Evsizdir, kahvehanede yatar. Aynı zamanda kahvehanede çalışır. Eyüp artık iyi değildir kafası karışmış canı sıkılmıştır Servet’in yanına uğrar. Servet çok heyecanlanır aynı zamanda korkar. Servet parayı Eyüp’e verir. Yalnız Eyüp neden bu kadar fazla para verdiğini anlayamaz. Durumu garipser. İçine kurt düşer. Hacer çok değişmiştir. Kırmızı elbisesiyle aynadan kendine bakarken odaya bir rüzgar sızar ve artık Hacer daha istekli arzulu bir kadın olarak görünür. Makyaj yapar evden çıkar ve sahilde Servet ile buluşur. Servet kadına kızar ‘’Beni bir daha rahatsız etme, etmeyin.’’ Diye bağırır. Hacer Servet’e bağımlı gibidir. Servet Hacer’in içindeki kırmızıyı çıkartmıştır. Hem zayıf hem de arzuludur artık Hacer. Kırmızı ojesini silerken Eyüp’ün ona bir pisliğe bakar gibi bakması dikkat çeker. Eyüp de Hacer’den uzaklaşır İsmail bu duruma üzülür. Bir gece yarısı polis eve baskın yapar aileyi karakola götürür ve sorgular. Polis Eyüp’e; ’’Servet en son eşinle görüşmüş.’’ Der. Servet en son Hacer’i aramıştır. Onla buluşmuş ve artık Eyüp karışının kendisini aldattığını tam algılar. Eyüp yatağında düşünür. Ve o an rüzgarla kapı aralanır ve Eyüp’ün boynunda bir çocuk eli görülür Eyüp ağlar. Bu çocuk ailenin ölen çocuğudur.İsmail annesiyle balkonda konuşur ve itiraf eder Servet’i ben öldürdüm der. Eyüp balkona gelir İsmail gitmiiiiştir Hacer aşağıya doğru bakar halde duvarın üzerine oturmuştur. Eyüp bir an korksada geri çekilir Hacer atlasa da tepkisiz olarak izleyecek gibidir. O anda ezan ve tren sesi birbirine karışır.Eyüp geri dönüp baktığında Hacer ve oğlu masadadır otururlar ve Hacer ağlıyordur.
Odada üç kişi; baba, oğul ve karısı…Eyüp Servet’i öldürenin oğlu olduğunu öğrenir. Dışarı çıkar düşünmek için belki de…Karısı ‘’Nereye gidiyorsun?’’ dediğinde Servet karısının ya yatmasını ya da kendisini atması gerektiğini söyler. Evlilik bağı kopmuştur. Eyüp evden uzaklaşmadan tekrar yukarıya bakar Hacer tekrar duvarın üzerinde aşağı bakar halde oturur. Hacer ona bakar gülümser ardından ciddileşir aşağıya bakar. Eyüp gülümser: ’’Saçmalama, in aşağıya…’’ der. Eyüp aşağıya ine yukarıya bakar Hacer atlayacak mı diye…Eyüp sokakta yürürken tekrar ezan sesi duyulur. Camiye gider namaz kılmaz ya da elini açıp dua etmez sadece düşünüyordur. Gün ağarırken karakolun önüne girse de içeriye giremez. O sahnenin hemen ardından Eyüp’ü kahvehaneye gelmiş görürüz. Eyüp ve Bayram masada konuşurlar. Aralarında:
Eyüp
-Ha burada yatmışsın ha kahvede yatmışsın ne fark eder ki? Kahve geceleri buz gibi olur orada kalorifer var. Sıcacıktır üç öğün yemek te var. Çıktığında elinde toplu bir para olur kendine bir iş yeri açabilirsin.
Der.
Bayram düşünür ve hemen sonraki sahne gelir. Eyüp evine gelmiştir. Oğlu ve karısı yatmaktadır. Bu sahnede anlarız ki Bayram teklifi kabul etmiştir. Eyüp oğlunu kurtarmıştır. Eyüp balkonda durur denize bakar yağmur deniz martı gök gürültüsü, tren sesi ve Eyüp…
İtiraf edebilirim ki son sahne beni çok etkiledi. Hem ses hem de görsel açıdan… Filmin başı ve sonu sanki bir bütündü. Filme yağmurla girilmişti. Servet yağmurlu bir günde kaz ile birinin ölümüne sebep olmuştu. Şimdi ise yine yağmurlu bir gündü. Eyüp’ün oğlu İsmail Serveti öldürmüştür.
Üç maymun Eyüp, Hacer ve İsmaildir.




BABA
Film dramatik bir müzik eşliğinde başlar, ekranda Cemal vardır yani Baba  (Yılmaz Güney) pencereden dışarı bakar ve sağ eli ile ağzını kapatmıştır. Sahil kıyısında vapur martı seslerinin olduğu yerde yalnız alt katında kalmaktadır. Cemal ve ailesi Cemal, karısı, anası ve iki çocuğu vardır o evde.
Filmin konusu, fakir bir aile babası olan Cemal Almanya’ya gitme hayali içindedir. Almanya’da çalışabilmek onun tek umududur. İki çocuğu, anası yeni doğuş bir bebeği ve karısıyla zengin bir ailenin deniz kenarındaki yalısında kalmaktadırlar. Kıt kanaat geçinmektedirler.
Cemal, yalının sahibi Refik Kemal’in kahyası, evin bekçisi, küçük bazı işleri yapan biridir. Temiz, çalışkan ve saftır Cemal. Film Cemal’in ailesinin kaldığı evin içinde başlar Cemal sağ eliyle ağzını kapamış dışarıyı seyretmektedir dalar gider. Martı sesleri, vapur sesleri vardır daha sonra kamera içeriye girer iki çocuk (bir kız bir oğlan) siyah önlükleriyle duvara yaslanmış kitap okurlar. Cemal’in annesi yeni doğmuş bir bebeği ayağında sallar ve ona ninniler söyler filmin sonuna kadar annesi hep bunu yapar çamaşır yıkar ve bebekle ve ilgilenir. Yemekte çocukları Ali annesinin kulağına bir şeyler fısıldar annesi ‘’sonra sonra’’ der. Babası sorar ‘’ne oldu?’’ diye annesi söyler çocuğun okuldan öğretmen ‘’mandalin’’ der. Burada saf ve biraz da cahil kalmış insanı görürüz. Belki de anne bilmez mandolini, hiç görmemiştir duymamıştır.
Baba şu an paramız yok ama Almanya’ya gidersem alırım der güzel bir şekilde kız çocuğu da bebek ister Baba tamam kızım alırım der Belki de her şey işte bunun içindir. Mandolin konuşan bebek, bisiklet…
Refik Kemal Bey in oğlu Koray serseri mafyadır çapkındır gece alemlerine takılır. Cemal Koray’ın getir götür işlerini sevgilileriyle yalıya gelişlerinde kayığı sürer. Koray sevgilisiyle yalıya geldiğinde Cemal’in karısı çok düşünceli bir şekilde pencereden onlara bakar arkasında kaynanası vardır yaşlı yorgun ama Cemal ın karısı çok güzeldir burada bize gençlik ve yaşlılık gösterilir gibidir. Karısı o hayatı aslında istemektedir ama sabırlıdır kocasını hep teselli eder. Çocuklar babasına çok düşkündür. Her gidişinde ağlar ama bu sadece düşkün olmalarından mı yoksa motora binmek için midir belki de ikisi içinde Cemal Almanya ya gitmek için doktor kontrolüne gider. Almanların diş kontörlüne gider Almanların diş kontrolü yaparak kabul edip etmiyorlar mı o zaman Almanların tek ırk politikası pangermenizmi burda görüyoruz aslında kendi ırklarının üstünlüğünü savundukların gerçeği bir daha gösteriyor  kendini. Cemal’in dişi eksik diye gidemiyor. Cemal kahvehaneye gelir aynadan bir süre kendine bakar müzik çalar o esnada ağzını kocaman açar ve birden etrafına bağırır ‘ açın ağzınızı açın ‘ diye.
 Bunalıma girmiştir bu yapılan çok ağrına gitmişti, sinir krizi geçirmiştir bir süre. Cemal’in bağırmasıyla diğer sahne gelir ve karede Koray eski düşmanlarından birini vurur…
Karısı Cemal ‘e çok düşkündür ve çok merak eder. Teselli eder zaman zaman. Cemal yorgun yatağına uzanır karısı üstünü soyarken Cemal’in annesi onları görür fakat battaniye ile üzerini örter ve çifte bakmaz. Çünkü ev küçüktür hepsi aynı odada yatar. Cemal evde yorgundur bunalıma girmiş yatarken Refik Kemal Bey ailesi çocuğunun derdine düşmüştür. Avukatların akıl danışmanlığı üzerine Refik Bey Cemal’den suçu üstlenmesini ister. Saat tik takları eşliğinde odadaki sessizlik devam eder. Refik Kemal Cemal ile görüşmek üzere yüz yüze gelir Cemal’e Almanya’ya giderse ne kadar para kazanacağını sorar. Ve gitmediği halde o parayı kazanabileceği başka bir yol sunar. Suçu üstlenirse o parayı kendisi verecektir. O an Cemal’in aklına çocuklarının istekleri gelir. Çocukların isteklerini almaları ve ailesi ile ilgilenilmesi karşılında gelen teklifi geri çevirmeyeceğini belirtir.
Cemal ailesine yalan söyler ve teklifi kabul eder. Aile Cemal’i Almanya da çalışacak olarak bilir. Hiç olmazsa çocuklar kurtulur der karısına.
Cemal eşine;
Evin erkeği olacaksın, bizi rezil etme namusum şerefim sana emanet der.
Cemal hapse girer ve bazı kimselerle iyi dost olur. Filmin genelinde müzik vardır. Çocuklar bir gün sonra Cemal’in fedakarlığı üzerine hayallerine kavuşmuştur. Karısı sık sık Cemal’in ziyaretine gelir. Karısına çocuklarım rahat yaşasınlar varsın babalarını kötü bilsinler önemi yok der. Bu söz bir babanın yapabileceği en büyük fedakarlık aynı zamanda en ağır sözdür. Karısı Cemal’i özler. Bir gün Koray yalıya gelir. Sinirleri bozuktur rahatlamak için gelmiştir. Cemal hapiste sessizdir çok konuşmaz her şeyi içinde yaşar. Okulda müzik dersinde öğretmen mandolini çalarken Ali ağlar. Çok istediği mandolin elindedir fakat ağlamaktadır. Öğretmenine; ‘’ Babam Almanya’ya gitti, onu çok özledim.’’ der.
Karısı Cemal’i özler ziyaretine devam eder. Koray bir gün çok sarhoştur ve Cemal’in karısı evi temizlerken bacaklarına bakar etkilenir ve ona tecavüz eder kadın Cemal diye bağırır ama nafile kadının zayıf oluşunu görürüz burada. Cemal’e 24 yıl hapis verilir.
Karısı hastalanır depresyona girer. Karısı bebeğini cami avlusuna bırakır. Geri dönmek istese de yapamaz ve ağlayarak uzaklaşır. Cemal’in annesi çocukları evlatlık verir ve evden kaçar.
Refik Kemal Bey ölür. Bütün olanları Cemal arkadaşından öğrenir. Af çıkar ama Cemal bu aftan yararlanamaz. Arkadaşları onu hiç yalnız bırakmaz cezası bitince gider onu alırlar. Çıktığı zaman soğukkanlı sakin yorgundur.
Cemal arkadaşının mekanında(kumarhane) oğlunu 24 yıl sonra ilk kez görür. Ona babası olduğunu söyleyemez. Çocuk babasına bakar tanır gibidir ama emin olamaz bir şeyler kesin olmasa da izleyici çocuğun babasını tanıdığını hisseder. Oğlu babasının Almanya’da kadınların koynunda öldüğünü bilir. Arkadaşları babayı bir mekana götürür. Oradakiler Koray’ı arayan adamlarıdır. Baba tesadüfen kızını o evde bir hayat kadını olarak bulur.
Filmin devamında Saliha (kızı) babasına kaçar. Her şeye tövbe eder. Hamamda 41 tas suyla helal eder kendini. Gece kulüpleri barlar kızını bu yola sürüklemiştir. Baba o mekanlarda kızına zarar verenleri bulur ve döver ve kız tamamen o yoldan çıkmış olur.
Burnumu, benliğimi her şeyimi burada kaybettim de Saliha.(Saliha  estetik yaptırmıştır.)Babam olsaydı evim olsaydı buralara gelmezdim der. Babanın evin direği oluşu anlatılmıştır burada. Baba kızını alır ve kurtarır o hayattan. Kızı aynı masumluktadır saf ve temizdir. Arkadaşları Koray’ı bulur. Cemal Koray’ın adresine gider. Kapıyı aralar Koray ile göz göze gelir. Ve filmin başlangıcında Refik Bey’in evindeki o an gibi tik tak sesleri duyulur ve bu ölüm anının göstericisidir. Koray yalvarsa da Cemal onu öldürür. Kapı bir daha açılır içeriye biri daha girer ve babayı vurur bu onun oğlu Ali’dir. Ali Koray’ın adamı olmuştur. Baba oğluna, Ali babasına bakar tam o sırada Ali:
-Baba. Diye bağırır.
Cemal’in oğluna bakışıyla oğlunun çocukken yaptığı konuşma gelir aklına…Bir çocuk gibi şaşkındır ve gülümseyerek bakar oğluna. sahneye; MANDOLİN, BEBEK, BİSİKLET konur. Baba oğul ve kızının bulunduğu bir kare de kala kalır sahne.
FİLM KARŞILAŞTIRILMASI 1-ORTAKLIKLAR
BABA                                                                                           ÜÇ MAYMUN
Karısı Cemal’i hep ziyarete gider.
Hacer Eyüp’ü hiç ziyarete gitmemiştir.
Cemal karısı ile daha çok diyalog halinde iken…
Eyüp ve Hacer çok dialoğa girmez.
Cemal’in karısına hapse gireceğini söyler.
Eyüp karısına söylemiş midir ?Bilinmez.
Koray Cemal’in karısına tecavüz eder.
Hacer Servet’in koynuna kendi arzusuyla girer.
Cemal ve ailesinin maddi durumu çok kötü iken…
Eyüp ve ailesi daha iyi durumdadır.
Filmde müzik fazla kullanılırken…
Filmde müzikten çok nesne, doğa sesi hakim.
Cemal babadır ve suçsuzdur.
Refik Kemal in yaptığı hatayı yapar. Refik Kemal’in rolüyle çıkar izleyicinin karşısına…
Cemal’in karısı namusunu korumaya çalışmıştır, başaramamıştır.
Ama Hacer bunu istememiştir.
Aile dağılır. Hem içten hem dıştan parçalanırlar.
Aile içten parçalanır ama yine de en son üçü bir aradadır.
Hapishane ayrıntılı bir şekilde tasvir edilir.
Hapishaneyi göremeyiz.



FİLM KARŞILAŞTIRILMASI 1-FARKLILIKLAR
BABA                                                                                           ÜÇ MAYMUN
Yağmurlu günde Refik Bey babayı çağırmıştır.
Yağmurlu bir günde Servet Eyüp’ü çağırmıştır.
Önemli anlarda tik tak sesi duyulur.
Önemli anlarda deniz fenerinin siren sesi duyulur.
Babası her şeyi çocuklar için kabul eder.
Eyüp te çocuklar için kabul etmiştir.
Ali baba hapisteyken Koray’ın adamı olmuştur.
İsmail de baba hapisteyken serseri olmuştur.
Önemli olayaların olduğu an zamanın (saatin) sesi duyulur ve izleyiciyi heyecanlandırır.
Aynı şeyler üç Maymun filmin de de olur.
Kızı ender masum saf temizdir.
Ölen kızı masum saf temizdir.

Filmlerdeki karşıtlıklar:
Üç maymun filminde Çocuk hem serseri hem içine kapanıktır.
Suçlu-suçsuz
Baba filminde Zengin-fakir, İyi-kötü, Yaşlı genç, Masum-çıkarcı, Suçlu-suçsuz diyalektikleri görülür.
Semboller; Mandolin, bebek, çanta, namus, deniz, bisiklet.
Mekan; Yal, kahvehane, hapishane, kumarhane, Koray’ın evi.






The Virgin Suicides (Masumiyetin İntiharı)

The Virgin Suicides-Masumiyetin İntiharı
Göztergebilimsel;


Sofia Coppola’ nın yönetmenliğinde 1999 senesinde çekilen sinema filmi “The Virgin Suicides ‘', Jeffrey Eugenides’in romanından uyarlandı. Dünyanın bir çok ülkesinde düzenlenen film festivallerinde çeşitli ödüllere layık bulunan yapımda Altın Küre adaylığı bulunan Amerikan aktris Cristen Dunts, Amerikan aktör Jpsh Hartnett, James Woods, Danny DeVito, Scott Glenn, Michael Pare, Hanna Hall, A.J. Cook, Chelse Swain ve Robert Schwartzman gibi isimler rol alıyor. Bütçesi 6 Milyon Doları bulan film, Türkçe’ye ‘Masumiyetin İntiharı’ olarak çevrildi. Film 1999 yılında, yönetmenliğini Sofia Coppola’nın üstlendiği Amerikan yapımı bir yapıttır. Yaklaşık 97dakika izleyiciyi ekranlara kilitler.





Bir grup genç, Banliyonun en gizemli 5 kız kardeşi ile ilgilenmeye başlarlar. Katolik bir aile olan Lisbon’ların beş kızına takılan bu grup genç, karşı cinsin gizemli dünyasını keşfetmeye çalışmaktadır. Bir süre kızları gözlemleme fırsatı yakalarlar. Böylece hem kendi cinslerini, hem de kadınlığın gizemlerini keşfetmeye başlarlar. Başlangıçta her şey normal gibidir. Libson kızları normal bir görünüm sunsalar da, aralarından birinin intiharı doğal olarak bütün dikkati aile üzerine çekmektedir. Komşular, okuldaki arkadaşlar… Genç kızlığın tazeliğiyle tanışan bu gençler, kardeşlerden birinin intihar etmesiyle ailede tuhaf olaylar döndüğüne inanırlar. Olayın üzerine gitmeye karar vermeleri üzerine Lisbon Ailesi, kızlarına adeta yaşamayı yasaklar hale gelecektir.

Katı Katolik ahlakını benimsemiş olan Libson ailesi kızlarının ölümü hakkında hiç konuşmamaktadırlar. Hatta kızlar da durumu kabullenmiş görünmekte ve her şey yolundaymış izlenimi doğmaktadır. Gerçekler bir sırdır artık. Bu gizem çocukları biraz daha çekmektedir. Baba öğretmendir ve kızları ile aynı okuldadır. Kızlardan biri okuldaki bir çocuktan hoşlanmaya başlar. Bir parti sonrasında eve geç gelmesi anneyi kızdırır. Kızlar evde hapis hayatı yaşarken komşu oğulları onlarla diyalog kurabilmek için çabalar hatta bir süre evdeki kızları gözetlerler. Bir süre sonra kızlar ve erkekler buluşma ayarlar. Bir gece yarısı evin içine kadar giren komşu çocukları kızları intihar etmiş bir şekilde bulurlar.


Bütün olanların ardından Bay Libson ve Bayan Libson evlerini ve tüm eşyalarını satışa çıkarıp evden dolayısıyla mahalleden ayrılırlar. Bayan Libson bütün çocuklarının intiharına bir anlam veremeyecektir



FİLMİN VERMEK İSTEDİĞİ MESAJ VE İDEOLOJİK OLARAK İNCELENMESİ;
Bu filmde kişiler olay ve mekan gerçek hayatla ilişkilidir. Verilmek istenen mesaj direk olarak hissedilir. Kişiler ve ilişkileri gerçek hayattan bir parçadır. İntihar geçmişten günümüze kadar olağagelen bir durumdur. Fakat bir ailenin bütün çocuklarının intiharı acıklı, hüzünlü, gizemli aynı zamanda da biraz abartılı bulunsa da gerçekten çok kopuk olmaması nedeniyle izleyicinin filmde bir şeyler bulması gerçek hayatla ilişkilendirebilmesi zor değildir. Her zaman bir benzerini görebileceğimiz karakterleri bu filmde görebiliriz.

 Filmde çok fazla abartıya kaçılmamıştır. Yani görüşler bize objektif bir biçimde sunulmuştur. Bu film toplumsal gerçekleri anlatan bir filmdir. Toplumsal mesajlar vermektedir. Bizlere filim kahramanları idealleştirilmiş kahramanlar değil tamamen doğal, tamamen kendi gerçekliği içinde verilmiştir.

Anlatımcı bir üslup vardır filmde. Anlatım gayet doğal ve yumuşaktır. Her şey kendi gerçekliği içinde kendi olağanlığıyla verilmiştir. Yapay bir durum söz konusu değildir. Her insanın kendi içinde hissedebildiği bir filmdir. Yani izleyen her insan filimde kendisinden de bir şey bulabilir.
Özellikle dikkatimi çeken şey filim de din baskısının bir aileye getirebileceği büyük bir trajedinin bu kadar naif anlatılmasıdır. Ailenin en küçük kızının intiharı ya da diğer kızların intiharıyla büyük bir yıkım pek hissedilmez fakat kızların arada kalmış halleri bizleri filme çeker. Özellikle buna kızların partiye gitmelerini ekleyebiliriz. Babanın amacı kızları ölümün verdiği ruh halinden kurtarmaktır. Kızları gözler önüne serilmeyen bir şekilde intihar etti. Olay üzerindeki gizem aralanmadı dolayısıyla izleyici filmin bu sahnelerine kadar çelişkide kalıyor. Kızların bu kadar kolay atlatması katı Katolik bir babanın kızlarını partiye göndermek için eşini ikna etmesi. Ailenin kurallarını bilmelerine rağmen kızların partide giyecekleri kıyafetleri seçerken rahat davranmaları… Fakat annenin kıyafete müdahalesi ve düzeltmeler yapması izleyicideki çelişkiyi kaldırıyor.

Filmin genel havasında kızlarla flört eden oğlanların filmin başından beri bütün bunlara tanık olması ve kızlarla birlikte mücadele vermesi konu edinilmiş. Burada dayanışmanın da izine rastlarız. Tabi kızlar film sonunda intihar ederek dayanışmadan, üstü kapalı anlaşmadan vaz geçmiş olurlar. Kızlar ve erkeklerden oluşan bu iki grubun din baskısına karşı dik duracaklarını partiye gidecekleri gece daha net sezebiliriz. Kızlardan biri erkeklerden biriyle bir gece geçirir ve buna kızan Bayan Libson kızları hapseder.

Bir çocuk veya bir genç üzerindeki baskı arttıkça kızların duruma rahatça alışamadıkları sezilir fakat öte yandan kızlar davranışsal olarak sorun yokmuş havası verirler. İntihar eden kız kardeşlerinin sevdiği bahçedeki ağaç kesilmek üzeredir ve kızlar yine oradadır. Sürekli olarak yan yana olmaları korumacı tavırları onların direnişine çeker bizi.

 Film ülkemizde süregelen saçma sapan baskıları de göstermeye çalışmaktadır. Ve bu baskılardan ailede bulunan çocukların ne derece etkilendiklerini Bayan Libsonun kızları hapsetmesi ve kızlarını alıkoymasına göz yuman Bay Libsonun okuldaki görevine son verilmesi pahasına kararlarından dönmemeleri buna örnektir.

Filmin en trajedi yanı çocuklarının intiharına anlam veremeyen anne ve babadır.


FiLMİN ÇEŞİTLİ TEKNİKLERLE DEGERLENDİRİLMESİ

Filmdeki sinamatik teknik gayet iyidir. Belli başlı filmi oluşturan öğeler; sinematografi mekan, kurgu, ses, aydınlatma, oyuncular gayet doğaldır.

MEKAN DÜZENLEMESİ: Mekan düzenlemesi olarak yapay bir şekilde oluşturulmuş bir mekandan ziyade daha doğal gerçek yaşamın ta kendisi olan mekanlar tercih edilmiştir.

KOSTÜM TASARIMI: Filmde genel olarak çoğu şeyde doğallık göze çarptığı gibi kostümler de sıradan insanların giydiği günlük kostümlerdir ve gayet doğaldır. Tüm bunlar yönetmenin filmin gerçekçiliğine inandırışını gösterir.

AYDINLATMA:  Aydınlatma, ışık olarak yine doğal gün ışığı çoğunlukla kullanılmıştır, yine doğallık ağır basmaktadır.

OYUNCULUK: Filmdeki oyuncuların performansları filmin gerçekçiliğini tam olarak yansıtmaktadır.  Oyuncuların filmdeki performansında tabi ki rollerin başarılı bir şekilde yansıtılmasından kaynaklanır.  Hareketler abartısızdır ve normal dışı hareketler pek görülmemektedir.

SUBJEKTİFLİK: Filmde tabi ki subjektiflik vardır. Yönetmenin ülkede gördüğü düzensizlik, olumsuzluk örtülü bir şekilde; ama yönetmenin isteği doğrultusunda sunulmaktadır.

Genel olarak yönetmen, “Masumyetin İntiharı” filminde neredeyse her kareye ince ayrıntılar yerleştirmiştir. Simgesel anlatımın, görüntü zenginliğinin örnekleri vardır. Diyalogların kısa tutulması ve bazı imgelerle sahnenin geniş anlamlara sürüklenişi dikkat çeker.
Kız kardeşlerini temsilen kızların korumaya çalıştığı ağaç bir umut bir görev bir vazife teşkil eder. Olay örgüsüne medyanın da girmesi filmi daha gerçekçi kılmıştır.












 GÖSTERGE


İNSAN


KONU


DOĞA


ZEMİN

GÖSTEREN
Bir aile ve kızları
Toplumsal konu’’Din ve aile baskısının etkiler”
1999-ABD
ABD

GÖSTERİLEN
UMUTLU ÇARESİZ
Toplumsal konu’’Din ve aile baskısının etkiler”
İşlenmiş doğa…
 Yerleşik yaşam alanı…



İNSAN: Umudunu yitirmemiş, çaresiz; ama hala bir arayış içinde olan kişi.
KONU: Günümüzün de ne büyük toplumsal problemi olan “Din baskısı, aile baskısı, güçlünün elindeki yönetme hırsı” konusu ele alınmıştır.
DOĞA: 1999’da Amerika’nın yerleşkesi kullanılmış

DİZİSEL VE DİZİMSEL ÇÖZÜMLEME: İkili karşıtlıklardan yararlanılmıştır. Diyalektikler vardır.
Güçlü- Güçsüz
Kararlı-Kararsız
Umutlu-Umutsuz
Korkusuz-Korkulu
Başarılı-Başarısız
Diyaloglar yerine semboller beden dili daha hakimdir.Örneğin kızlarla telefonda konuşmak yerine şarkı dinletmek…
Filmde özellikle Güçlü-Güçsüz diyalektiğinden yararlanılmıştır.
Filmde gördüğümüz zıtlıklar, bize filmin içindeki insanlık ve duygu karmaşasını gösterir. Aile Katı Katolik inanca sahipken evin büyük kızı şehvetli ilişkiler yaşar. Evdeki Bay Libson ve Bayan Libson kapalı bir çizgideyken evin kızları dışadönüktür.




Blogumuzu takip edenler görüşlerini paylaşabilirler. Filmanalizcileri Ailesi
Bumerang - Yazarkafe

Copyright © Film Çözümlemeleri-Film Analizleri | Powered by Blogger

Design by Uğur TABUR | Blogger Theme by Filmanalizcileri