Filmanalizcileri filmlerin çözümlemeri yapan kişisel blog sitesidir.Filmlerin detaylı ve derinden anlamlarını merak ediyorsanız bloğumuzu ziyaret ediniz.

BACK TO THE FUTURE / GELECEĞE DÖNÜŞ FİLMİ ÇÖZÜMLEMESİ

Yönetmen koltuğuna Robert Zemeckis’in oturduğu filmin senaryosunu yine Zemeckis ve Bob Gale birlikte yazmıştır. Filmin oyuncu kadrosunda Michael J. Fox, Christopher Lloyd, Lea Thampson, Crispin Glower ve Thomas F. Wilson gibi birbirinden yetenekli ve başarılı oyuncular yer alıyor. Bilimkurgu seven herkesin gönlünde taht kurmuştur  ve  gerçek anlamıyla bir “Efsane “ olmuştur…


Film 1985 yılında çekilmiştir. Filmin ana karakteri Marty Mcfly(Michael J. Fox), tipik bir seksenler Amerikan gencidir. Haşarı, yaramaz, düzensiz… Ve de rock’n roll meraklısı… Tabii bir de sevgilisi vardır. Marty’nin en yakın arkadaşı, tuhaf buluşları olan ve etrafta “Deli” olarak bilinen Doc. Emmet Brown(Christopher Lloyd)’dur. Marty bir gün Doktor’un zaman makinasına çevirdiği bir arabayla(Delorean), bir aksilik sonucu 1955 yılına gider. Burada istemeden annesi ve babasının gençlik dönemlerine denk gelip, onların bir şekilde tanışmalarını engeller. Ve çok daha kötü bir şey olur: Marty’nin annesi Lorraine(Lea Thampson) Marty’e aşık olur. Tabii bu Marty’nin ileriki hayatını etkileyecektir ve en kısa sürede annesi ve babasının tanışmalarını, birbirlerine aşık olmalarını sağlayamazsa kendisi de yok olacaktır. Burada Marty’nin, Bif(Thomas F.Wilson)’la girdiği mücadele anlatılır. Bu mücadele sonunda Marty, annesi ve babasını birbirine aşık etmeyi başarır ve 1985 yılına geri döner. Tabii 1955 yılındaki Doc. Emmet Brown’u zor da olsa ikna etmiş ve onun yardımıyla bunu başarmıştır. Zaman makinasının geleceğe gitmek için ihtiyacı olan 1.21 Jigovatlık enerjiyi de bir yıldırım vasıtası ile elde ettiklerini unutmamak gerek.

Önemli ayrıntılar


filmin başlarında marty okuldaki seçmelere çıkıp, grubu fazla gürültülü oldugu gerekçesiyle kabul edilmediğinde jennifer ile konuşmaktadır ve jennifer demo kasedini bir yapım şirketine göndermesi konusunda marty e ısrar etmektedir. marty de "ya begenmezlerse, ya başarısız oldugumu söylerlerse, ya defol git ufaklık sende gelecek yok derlerse, ben böyle bir şeye katlanabileceğimi sanmıyorum" der.
filmin ilerleyen kısımlarında marty geçmişe gittiğinde babasının bilimkurgu hikayeleri yazdığını görür ve okumak ister fakat george okutmaz ve " ya begenmezlerse, ya işe yaramaz biri oldugumu söylerlerse, böyle şeyleri insanların anlaması kolay olmaz herhalde" der.. marty de bir iki saniye kadar düşünür kendini ve "hayır hiç zor değil..." der kısık sesiyle..
diyaloglar, sadece ingilizcede anlam ifade edebilen çok pis kelime oyunları içermektedir. o yüzden ister altyazılı izlensin, ister star'ın efsane yekta kopan dublajlısı izlensin, yine de bazı diyaloglar anlaşılmamaktadır. illa ki ingilizce anlayıp, ingilizce seyretmek
gerekmektedir


örneğin ilk filmde, 1955 yılındaki cafede marty telefon edip geri döndüğünde tezgahtar ile aralarında şöyle bir diyalog geçer.
tezgahtar: bir şey ısmarlayacak mısın evlat?
marty: bir soda alayım. (veya bir su alayım, hede alayım. burası çevirmenin insafına kalmış)
tezgahtar: bir şey ısmarlamazsan sana hesabı veremem. (farklı bir çeviride de su isteyen marty'ye "su veremem başka bir şey söyle" diyor. niye su veremiyorsa artık)
marty: tamam. bir diyet kola verin o zaman.
tezgahtar: eğer kola istiyorsan dostum, bunu ödeyebilmelisin.
marty: bana sadece içinde şeker olmayan bir şey verin, olur mu?

Bu diyaloglardan hiçbir şey anlaşılmaz. marty hesap istemedi ki "bir şey ısmarlamadan hesabı veremem" diyorsun. hem ısmarladı ya işte. soda istedi. para ödeyemem falan da demedi ki "kola için para ödemelisin" diye belirtiyorsun. hem öyle olsa tezgahtar "kola için para ödemelisin" dediğinde, "ödeyeceğiz herhalde bedava içecek halimiz yok" demesi lazımdı, niye fikrini değiştirip koladan vazgeçiyor? dünyanın en anlamsız diyaloğu oluyor biz dublajlı veya altyazılı izleyenler için.

oysa ki bu diyaloğun orijinali nasıl?
tezgahtar: are you gonna order something, kid?
marty: give me a tab.
tezgahtar: i can't give you a tab unless you order something.
marty: right. give me a pepsi free.
tezgahtar: you want a pepsi, pal, you're going to pay for it.
marty: just give me something without any sugar in it, okay?

marty şekersiz içecek seven bir arkadaştır. kolayı olsun, gazozu olsun diyetinden, şekersizinden içer. bunu filmin en başlarında görürüz.
 tab, ingilizcede hesap anlamına gelen bir kelimedir. aynı zamanda da coca cola company'nin 1963 yılında yani marty'nin bulunduğu yıldan sonraki yıllarda çıkardığı şekersiz içecektir (şimdiki zero gibi düşünün. "bana bi zero ver" dersiniz ya hani).
yani marty ilk cümlede "bana bir tab* ver" demektedir. ama tezgahtar tab'in ne olduğunu bilmediğinden marty'nin hesap istediğini zannetmekte ve "bir şey içmedin ki neyin hesabını vereyim" demektedir.
daha sonra marty pepsi free istemektedir. pepsi free dediği pepsi'nin şekersiz ve de kafeinsiz ürününün ticari adı. "madem coca cola'nın şekersiz içeceğinden yok, o zaman pepsi'nin şekersizinden ver" demek istemektedir. fakat o yıllarda daha bu ürünlerin diyeti henüz üretilmemiş demek ki, tezgahtar pepsi free'yi de "beleş pepsi" diye anlamakta ve "pepsi istiyorsan ödeme yapman gerekir" demektedir.
en sonunda marty pes edip "şekersiz ne varsa onu ver bari" demektedir.
bu diyaloğu, espriyi bozmadan çevirmenin imkanı yok.
ek olarak  marty ilk filmin başlarında, evde masada diyet pepsi içiyor. yatağının başucunda diyet pepsi var. ve hatırladığım kadarıyla filmde marty'nin diyet pepsi sevmesi ile ilgili yukarıdaki diyalog dışında herhangi bir vurgu olmuyor. sanırım marty'ye filmin başında diyet pepsi içirmelerinin tek nedeni de bu yukarıdaki diyaloğu anlamlı kılabilmek. normal pepsi içiyor olsaydı yukarıdaki diyalogda pepsi ister ve içerdi.
Diğer önemli ayrıntılar ise
-          marty'nin doctor brown'in laboratuarinda gitarini taktigi alet crm 114 olarak isimlendirilmis. bu isim ayrica dr strangelove filmindeki mesaj cozucunun ismiymis. ayrica 2001 a space odyssey filmindeki jupiter aracinin seri numarasiymis. bu her iki film stanley kubricktarafindan yonetilmis.

-          marty'nin zaman yolculugu yaptigi 5 kasim time after time filminde yapilan zaman yolculugu tarihi ile aynidır.

-           filmin acilisindaki tvde haber sunucusu robert zemeckis'in yonettigi used cars filminde oynayan deborah harmon’dır

-          filmin fransız versiyonunda marty 1955'te uyandıgında annesi ona calvin klein yerine pierre cardin, italyan versiyonunda ise levi strauss diye hitap ediyor

-          marty'nin yataginin basinda kisaca gorunen rq isimli dergi (reference quarterly) sadece profesyonel kutuphanecilere* hitap eden bir dergidir.

-          doctor brown'in zaman makinesi deneyi icin marty ile bulustugu yerin adi twin pines malldur. doktor eski ciftci peabody'nin butun yerin sahibi oldugu ve orada camlar yetistirdigini soyler. marty zamanda geri gidince camlardan birini devirir. filmin sonunda ayni yere geldiginde ismi lone pine mall olarak degismistir.

-          einstein kisa zaman gezintisinde saat 1.21 'de donmustur. delorean'in zamanda yolculuk etmesi icin gereken enerji 1.21 gigawattir.

-          eric stoltz (hikayesi soyledigim gibi, ayrica bu adamla 2 hafta cektim yapmislar marty karakteri olarak) gene de filmde gorunmektedir. libya'lilar marty'e ates ettiginde marty araba atlar , ama atlayan kisi eric stoltz'dur.

-          filmin basindaki cipi kullanan kisi kevin pike'tir , filmin ozel effekt supervisori.

-          1955'teki saat kulesi ayni zamanda h g wells'in hikayesi dayali 1960 yapimi the time machine filmindeki kuleyle aynidir.

-           doctor brown'in 1950'lerdeki ofisinde duvarda dort tane fotograf veya cizimler vardir; isaac newton, ilk gercek bilimadamlarindan biri ; benjamin franklin, firtinada elektirigi bulan kisi ; thomas edison, modern elektrigi icat eden kisi ve albert einstein rolativite teorisini bulan kisi. modern fizik , elektrik akimi , guc uretimi ve zaman yolculugu hikayenin temel noktalari.

-           1955'teki yemek salonunun ismi "lou's diner" dir. 1985'de ise ayni yer "lou's aerobic center"'dir.

-          "emmett" karakterinin ismi "time" kelimesinin ters hece olarak okunusundan geliyormus (em-it).

-          libyalilar marty ve doktoru kovalarken, doktor tabancasini alir ve uc kez ates eder ama tabanca bostur . ayrica marty 1885'e giderken doktor uc kez ates eder.

-           zaman yolculuguna ulasmak icin zaman makinesi saatte 88 mil yapmasi gerekmektedir. 8 rakami yana dogru cevrildiginde sonsuzlugu sembol eder.

13. Altın Boğa Kısa Film Yarışması’na Başvurular Başladı!


2. Altın Boğa Film Festivali kapsamında düzenlenecek “13. Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması“na başvurular başladı. Alanında uzman jürilerin değerlendirmesi sonucunda en beğenilen kısa film yönetmeninin “Altın Boğa Özel Ödülü“ ne sahip olacağı yarışmaya lise öğrencileri katılabilecek.
Yarışmaya, düzenlendiği yıllar boyunca Türkiye’nin hatta dünyanın farklı yerlerinden, farklı kültürlerden 800’ü aşkın kısa film katıldı. Önceki yıllarda jüri koltuğunda Atilla Dorsay, Ahmet Mümtaz Taylan, Hasibe Eren, Zeki Demirkubuz ve Onur Ünlü gibi alanında yetkin yönetmen, oyuncu ve sinema yazarları oturdu. Her yıl sonunda organize edilen ödül törenleriyle genç sinemacıların ustalarla bir araya gelmesi sağlandı.
Türkiye’nin dört bir yanından lise öğrencilerini sinemaya teşvik etmek ve bu alanda başarılarını ödüllendirmek amacıyla düzenlenen yarışma, geçtiğimiz sene uluslararası platforma taşındı ve bu sayede farklı kültürler sinema çatısı altında bir araya gelmiş oldu.
Son başvuru tarihi 1 Mayıs 2016 olarak belirlenen 13. Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması hakkında detaylı bilgiye, katılım koşullarına ve ön başvuru formuna www.ielsinema.com adresinden ulaşılabilir.

1. Yarışmaya tüm lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrenciler katılabilir.
2. Filmler jenerik dahil en fazla 15 dakika uzunluğunda olabilir.
3. Filmler kurmaca türünde olmalıdır. Filmlerde konu sınırlaması yoktur; ancak Milli Eğitim genel
ahlak ilkelerine uymayan filmler değerlendirmeye alınmayacaktır.
4. Yarışmaya 5′ten fazla animasyon film gelmesi durumunda jüri animasyon filmleri ayrı bir
kategoride değerlendirecektir.
5. Yarışmaya katılacak filmler orijinal formatı ne olursa olsun “PAL” sistemi (DVD’ye uygun bir
biçimde) ile kaydedilmiş olmalıdır.
6. Jüri ve ön jüri üyeleri, filmleri içerdikleri belirgin teknik hatalar yüzünden diskalifiye edebilir. Bu
konuda jürinin takdiri geçerlidir.
7. “İstanbul Lisesi 13. Liselerarası Kısa Film Yarışması”na katılmak için son başvuru tarihi 1 Mayıs
2016'dır. Katılımcılar en geç bu tarihe kadar yarışma organizatörlerine;
o a. Doldurulmuş ön başvuru formu, (ielsinema.com sitesinden doldurulacaktır.)
o b. Okul müdürlüğü tarafından onaylanmış imzalanmış öğrenci belgesi. (Sadece yönetmenin)
o c. Yönetmenin özgeçmişi ve bir adet renkli fotoğrafı
o d. Filmin künyesi
o e. 18 yaşından küçük yarışmacılar için veliler tarafından doldurulup imzalanmış
muvafakatnameler ( her bir yönetmen ve oyuncu için ayrı ayrı )
o f. Taahhütname
o g. Filmlerin 4 adet DVD kopyası
            belgelerini içeren zarfı aşağıdaki adrese göndereceklerdir.
            [Adres: İstanbul Lisesi Sinema Kulübü Türkocağı Caddesi No:4 Cağaloğlu/Fatih İSTANBUL]
Bunun dışında, filmler, www.wetransfer.com sitesi üzerinden mail yoluyla info@ielsinema.com
adresimize gönderilecektir.
8. Her grup ve öğrenci yarışmaya birden fazla filmle katılabilir.
9. Film yönetmenleri film ekibinin diğer üyelerini serbest bir biçimde seçebilir.
10. Yarışmaya katılan filmler ya da filmlerde kullanılan müzik eserlerinin telif hakkı ile ilgili doğacak
hukuki sorumluluklardan İstanbul Lisesi sorumlu değildir.
11. Yarışmacılar filmlerinde kendi okullarının ismini, logosunu, armasını vb. belirgin bir biçimde ön
plana çıkaramazlar; yarışmacıların okullarını tanıtıcı amaçlı filmlerle yarışmaya katılamazlar.
12. Değerlendirme, seçici kurul (jüri) tarafından yapılacaktır.
13. Filmler ilk olarak ön jüri tarafından ön elemeden geçirilip asıl jüri tarafından değerlendirilecek
filmler belirlenecektir.
14. Jüri üyeleri ve detaylı organizasyon programı daha sonra açıklanacaktır. İstanbul Lisesi Sinema
Kulübü yarışma sürecinde jüri üyeleri, program ve ödüller üzerinde haber vermeksizin değişiklik
yapabilir.
15. İstanbul Lisesi Sinema Kulübü yarışmaya katılan her filmin gösterim hakkına sahiptir.
16. Önceki yıllarda yarışmaya katılmış olan film yarışmaya tekrar katılamaz.
17. Jüri kararı kesindir ve yargılanamaz.
18. Yarışma sonuçları, yarışma gecesinden önce yapılacak jüri toplantısı sonucunda belirlenecek ve
yarışma gecesinde açıklanacaktır.
19. Yarışma ile ilgili her türlü gelişme ielsinema.com adresinden takip edilebilir.
20. Katılım Koşulları bu madde dahil 20 maddeden oluşur. Her katılımcı yarışmanın katılım koşullarını
kabul etmiş sayılır ve katılım koşulları sadece yarışma organizatörleri tarafından değiştirilebilir.
İstanbul Lisesi Sinema Kulübü yarışma sürecinde katılım koşullarını haber vermeksizin değiştirme
hakkına sahiptir.
Not:. Ön elemeyi geçen filmlerin gösterimi, yarışmanın ödül töreninden bir gün önce İstanbul Lisesi Asım
Kocabıyık konferans salonunda yapılacaktır. Filmlerini gönderen yönetmenler göndermekle bu koşulu kabul
etmiş sayılırlar. 
İLETİŞİM:
DUYGU YILMAZ: 0531 712 25 82 ( İstanbul Lisesi Sinema Kulübü )
SEZİN SAYIN: 0537 349 19 11 ( İstanbul Lisesi Sinema Kulübü )
SEZEN SEVER: 0530 884 17 28 ( İstanbul Lisesi Sinema Kulübü )
ÇETİN EFE: 0544 771 04 98 ( İstanbul Lisesi Sinema Kulübü Sorumlu Öğretmeni)

1. Sokağın Son Çocukları        8. My Religion
2. Oyuncak Kadın                     9. Evim Dünya
3. Defter                                    10. Komşu
4. From Major to Minor           11. Avcı   
5. Çevrimdışı                             12. Uçağın Sesi
6. Sürgün                                   13. Eftal
7. Penceremdeki Umut           14. 7 70 

6.cı Kısakes Lisevizyon Ödülleri Sahiplerini buluyor

LiseVizyon
Bu yıl altıncı kez düzenlenen KısaKes Kısa Film Festivali 30 Ocak’ta Lisevizyon ödüllerini dağıtacak!
“Gençlerin işaretledikleri şıklar yerine hayal güçlerini yarıştırmak için 6. kez yola koyulan KısaKes Film Yarışması’nın liselilerarası ayağının bu yılki finalistleri ödüllerine kavuşuyor!” sloganıyla yola çıkan öğrencilerin, öğrenciler için düzenlediği bir kısa film festivali olma özelliği taşıyan KısaKes Kısa Film Festivali bu ay sonu Lisevizyon Ödüllerini dağıtıyor.

2016 KısaKes Lisevizyon Önelemeyi geçen filmleri;

·         Defter – Sercan Erdoğan
·         Hesap: Son Akşam Yemeği – Yusuf Namlı
·         3 Maymun – Mertcan Arslantaş
·         Algı Hapishanesi – Bora Yavuz Subaşı
·         La Vie – Tutku Tüzüner
·         Esinti – Ahmet Faruk Arslan
·         Savaş ve Çocuklar – Mustafa Öztaş
·         Yapboz – Burak Yüksel
·         Vicdan – Harun Can Ünal
·         Yaraları Sarmak – Ahmet Kazancı
·         Açmaz – İrem Yağmur Tutkun
·         Komşu – Yusuf Faruk Tunç
·         Sen – Kübra Şekerli
·         Özgür – Tarık Baykul
·         Sessiz Kanatlar – Ömer Kartelli
·         Kör Baykuş – İbrahim Furkan Özcan
·         Hastasıyız – Ayşecan Çoral
·         Sözleşme - Halil İbrahim Tunç
KısaKes Lisevizyon Ödülleri 30 Ocak’ta!
Gençlerin işaretledikleri şıklar yerine hayal güçlerini yarıştırmak için 6. kez yola koyulan KısaKes Film Yarışması'nın liselilerarası ayağının bu yılki finalistleri ödüllerine kavuşacak!

Bahçeşehir Üniversitesi çatısı altında gerçekleştirilen, birbirinden renkli müzik ve dans gösterilerine ve sürprizlere sahne olan 6. KısaKes Lisevizyon'un bu yılki Ödül Töreni 30 Ocak 2016 Cumartesi gecesi Aslı Bekiroğlu'nun özel sunumu ile gerçekleştirilecek. Serdar AkarŞebnem BozokluAras Bulut İynemli,
Pelin BatuKerem Akça ve Prof. Dr. Savaş Arslan'ın Türkiye'nin dört bir yanından gelen sinemacıların kısa filmlerini değerlendirmek üzere jüri koltuğuna oturduğu yarışmada kazanan filmler Bahçeşehir Üniversitesi'nde burslu eğitim hakkına sahip olacaklar.

Yer: Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü
Çırağan Caddesi Osmanpaşa Mektebi Sokak No: 4 - 6
Beşiktaş, İSTANBUL / TÜRKİYE

Ödül Töreni Programı

18:30 - Kokteyl

20:30 - Ödül Töreni (Fazıl Say Salonu) ve daha fazlası...


Etkinliğe katılım ücretsiz, kontenjan sınırlı sayıdadır.


İşte Lisevizyon Ödülleri

En İyi Yönetmen Ödülü: Bahçeşehir Üniversitesi %100 Burs Ödülü

En İyi Senaryo Ödülü: Bahçeşehir Üniversitesi %50 Burs Ödülü

En İyi Oyuncu Ödülü: Bahçeşehir Üniversitesi %25 Burs Ödülü

Jüri Özel Ödülü: Bahçeşehir Üniversitesi %50 Burs Ödülü
Katılımın ücretsiz olduğu gecede biletler sınırlı sayıda! Yerinizi almayı unutmayın!



Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)


Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Oscar ile En Çok Anılan Ünlüler 2016

OSCAR ÖDÜLLERİ 2016
Google, Oscar Ödül Töreni’ne sayılı günler kala en çok aranan Oscar adaylarını açıklayan bir çalışma düzenledi. İşte Google verilerine göre ismi Oscar ile en çok anılan ünlüler. 4 Eylül 1988 yılında kurulduktan sonra, internet bünyesinde bir devrim yaratan Google, 88.Akademi Ödülleri’nin verilmesine günler kala, olası Oscar kazananlarını belirleyen bir çalışma düzenledi.
Site içerisinde “en çok aranan” yönetmen, aktör ve aktrisleri açıklayan Google, böylece ödül töreni öncesi insanların tercihlerini gösterdi. Her ne kadar, istatistiklerin güvenilirlikleri sorgulansa da, listeye göz atmakta fayda var.
Daha önce hiç bu ödüle sahip olamayan Leonardo Di Caprio, istatistikleri çok sevinecek.
En İyi Film Adayları
1-The Revenant(Diriliş)
2-The Big Short(Büyük Açık)
3-Brooklyn
4-Spotlight
5-Mad Max: Fury Road
En iyi Erkek Oyuncu Adayları
1-Leonardo Di Caprio-The Revenant
2-Eddie Redmayne-The Danish Girl
3-Matt Damon-The Martian
4-Michael Fassbender-Steve Jobs
5-Bryan Cranston-Trumbo
En İyi Kadın Oyuncu Adayları
1-Brie Larson-Room
2-Jennifer Lawrence-Joy
3-Saoirse Ronan-Brooklyn
4-Charlotte Rampling-45 Years
5-Cate Blanchett-Carol
En İyi Yönetmen Adayları
1-Alejandro Gonzales Inarritu-The Revenant
2-Adam McKay-The Big Short
3-George Miller-Mad Max: Fury Road
4-Lenny Abrhamson-Room
5-Tom McCarthy-Spotlight

66. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Mavi Bisiklet Filmi

Ümit Köreken ve Nursen Çetin Köreken’in ilk uzun metrajlı sinema filmi Mavi Bisiklet festival yolculuğuna başlıyor!
sinema, film festivalleri, Film Haberleri, Festivaller, mavi bisiklet filmi, berlin film festivali, 66. Berlin Uluslararası Film Festivali
Aynı zamanda dünya prömiyerini gerçekleştireceği 66. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin Generation Kplus kategorisinde yarışacak olan film Kristal Ayı Ödülü'nü hedefliyor. Film, 2013’te Amsterdam Cinekid Co-Production Market “En İyi Proje Ödülü”nü kazanan Mavi Bisiklet aynı zamanda Eurimages’tan, Türkiye’den ilk kez “Film for Children” başlığıyla destek alan yapım olurken, DOHA Film Enstitüsü’nden de post prodüksiyon desteği kazanmıştı. Annesi ve kızkardeşiyle yaşayan 13 yaşında bir çocuk olan Ali'nin, büyüklerin dünyasında karşılaştığı adaletsizliklere kendince çözüm arayışını konu alan filmin çekimleri 2015 yılının başında, Konya-Akşehir’de gerçekleştirilmişti. 5 yıllık bir çalışmanın sonunda ortaya çıkan filmde senaryoyu Ümit Köreken ve Nursen Çetin Köreken ikilisi üstlenirken, filmin yönetmenliğini ise Ümit Köreken yapıyor.Filmde, başrolleri paylaşan çocuk oyuncular Selim Kaya, Eray Kılıçarslan ve Bahriye Arın’ın yanı sıra; Mustafa Küçükibiş, Burak Vurdumduymaz, Beren Yiğit, Fatih Koca, Mustafa Şimşek, Nursen Çetin Köreken ve Turan Özdemir rol alıyor. 

Yeni Yıl İçin Alınabilecek En Güzel Hediye

Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz.

Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime.


Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları ile mükemmel bir temizlik deneyimi sunuyor. Diş plaklarını temizlemekte manuel fırçalardan çok daha etkili bir sonuç veriyor, ilk kullanımdan sonra bile daha önce sanki hiç bu kadar iyi dişlerimi fırçalamamışım gibi hissettim. Üç boyutlu oynar başlık sayesindeyse normal bir fırçanın yapamayacağı kadar hareket edip, normalde ihmal ettiğimiz ulaşamadığımız yerlere bile ulaşıyor. Fırça başlıkları dişleri tamamen sararak birçok noktaya temas ediyor ve muhteşem sonuçlar almamı sağlıyor.

Ağız bakımına çok önem veren birisi olarak bu benim için en iyi yılbaşı hediyesi oldu. Siz de yeni yılda sevdiklerinize Oral-B şarjlı diş fırçası hediye ederek onları mutlu edebilirsiniz.

Ürünleri incelemek ve yılbaşı indiriminden yararlanmak için tıklayınızBu arada, Burcu Esmersoy'lu videosunu da paylaşmadan duramadım :)



Bir boomads advertorial içeriğidir.

"Sivas" Filmi, Altın Küre'de!

Akademi Ödülleri'nde de Türkiye'yi temsil eden Sivas filminin Altın Küre başvurusu kabul edildi!
SİVAS FİLMİ
8. Abu Dhabi Film Festivali’nden En İyi Senaryo ve En iyi Erkek Oyuncu (Doğan İzci) ödülleriyle geri dönen, 71. Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Sivas Altın Küre yolunda!
İlk kez yönetmen koltuğuna oturan Kaan Müjdeci’nin yazıp yönetttiği, 88. Akademi Ödülleri’nde (Oscar) “En İyi Yabancı Film” dalında Türkiye’nin adayı olan filmin 73. Altın Küre Ödülleri başvurusu kabul edildi. 10 Aralık 2015, Perşembe günü adayların açıklanacağı Altın Küre’nin ödül töreni ise 10 Ocak 2016 Pazar akşamı gerçekleşecek. ABD’de, adaylık kampanyası için sıkı bir çalışma yürüten Sivas ekibi; 73. Altın Küre Ödülleri adaylarının açıklanacağı 10 Aralık için gün sayıyor.
11 yaşındaki Aslan ile Sivas isimli bir dövüş köpeğinin, bozkırda geçen hikayesini anlatan Sivas; yılın en beğenilen filmlerinden biri olarak gösteriliyor ve ödül toplamaya devam ediyor. Senaryo ve yönetmenlik açısından son yılların en iyi “ilk film”lerinden biri olarak da değerlendirilen Sivas, gerçekçi diyalogları ve oyuncuların performanslarıyla da büyük beğeni topluyor.

Bumerang - Yazarkafe

Copyright © Film Çözümlemeleri-Film Analizleri | Powered by Blogger

Design by Uğur TABUR | Blogger Theme by Filmanalizcileri